grup medine esintisi

dini bilgilerin buluştuğu tek adres..
 
AnasayfaportalGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 BİZ RAMAZAN'A NASIL BAKIYORUZ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 212
Yaş : 46
Nerden : zonguldak-ereğli
Kayıt tarihi : 26/08/08

MesajKonu: BİZ RAMAZAN'A NASIL BAKIYORUZ   Ptsi Eyl. 01, 2008 12:21 pm

Efendim, heyecanı bizleri sarmış bulunan Ramazan ayına bakışımızı arz etmek istiyorum bugün sizlere…
Bakalım siz de benim gibi mi düşünüyorsunuz bu konuda, yoksa daha mı derinlerdedir sizin Ramazan değerlendirmeniz?
Bana öyle geliyor ki, her ayın özel ve güzel olduğunu siz de biliyorsunuz, ama yine siz de biliyorsunuz ki, Ramazan ayı bir başka... Her ayda oruç tutulur, zekât, sadaka verilir, ibadetler yapılır. Ancak Ramazan ayı yine bir başka...
Neden mi Ramazan ayı bir başka?.. Çünkü diğer aylardaki iyilik ve ibadetlere bire on, belki bire yüz sevap söz konusu olurken, Ramazan ayında durum aynı değildir. Onda yapılan tüm iyilik ve ibadetler için bire yedi yüz ve daha fazlasından başlar sevaplar... İnsanın ihlası, teveccühü nispetinde yükselir bu mükafatlar...
Çünkü Rabb’imiz kulunu affetmek istiyor. Bunun için de özel bir ikram ve ihsan yüklüyor Ramazan ayına...
Bu özellikten dolayıdır ki, zekâtlar da, fitreler de diğer bütün iyilik ve ibadetler de bu ayda daha çok yerini bulur. Müminlerde uhrevî duygular bu ayda daha çok coşar, ebedi hayata yönelme niyet ve azmi bu ayda hemen herkeste daha çok gelişir, daha heyecanlı bir dinî hayat söz konusu olur. Bu özel ikram ve ihsana layık olma azim ve niyeti hemen herkeste müşahede edilir...
Şu hadis-i şerif de bunu ifade eder:
-“Eğer insanlar Ramazan’daki ikram ve ihsanın tam olarak farkına varabilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını isterlerdi!..”
İşte böylesine eşsiz kazanımlar söz konusudur bu mübarek ayda.
Ramazan ayının hürmetkârlarına sağladığı bu eşsiz fırsatlar şu çarpıcı misalle de nazara verilmektedir.
Mahşerde cehenneme doğru yol alanları gören cennetlikler soracaklar:
-“Sizler hiçbir Ramazan’a erişmediniz mi? Yok muydu hayatınızda Ramazan ayı?”
Diyecekler ki:
-“Vardı var olmasına da, bizler onun özelliğine itibar etmiyor, değer vermiyorduk. Bu yüzden de kendimize bir çekidüzen verme gereği duymuyor, önceki aylar gibi ibadetsizliğimizi Ramazan’da da sürdürüyor, Ramazan’a hürmet diye bir düşünce taşımıyorduk. Onun için sizlere cenneti kazandıran Ramazan’ın şefaatinden bizler mahrum kaldık, cehenneme yollanacak hale geldik...”
Hatta bu konuda denebilir ki, samimi bir insan, Ramazan’ın başında halis bir niyetle kendisine çekidüzen verir, geçmişindeki hataları, günahları artık bırakıp tam bir niyetle tövbe ederek Rabb’ine yönelirse, mazideki lekeleri silip süpürebilir. Yeni bir beyaz sayfa açabilir. Samimiyet derecesine göre gerçekleşir bu beyaz sayfa...
Bayramdan sonraki hayatına da bu yeni beyaz sayfa ile devam edebilir. Yeter ki, ibadetlerimizle, artan hayır hasenatlarımızla ihmal ettiğimiz ahiretimize artık ilgi duyalım, harap bıraktığımız gerçek yurdumuzu imar etmeye yönelelim...
Bu, (ihmal ettiğimiz ahiretimize ilgi duyup imar edelim) gerçeğine bir de hadisin işaretiyle bakalım. İnsan ahiretine neden ilgi duymuyor, orasını neden imar etmeyip harap bırakıyor, misallerle bir de onu görelim.
Bir gün Efendimiz’e (sas) gelen biri der ki: “Ben ahirete ciddi bir ilgi duyamıyorum, acep nedendir?” Efendimiz, “Malın var mı?” diye sorar. “Var” deyince de şu düşündürücü tavsiyede bulunur:
-“İnsan, malının bulunduğu yerde kalmak ister. Senin malın ise hep burada kalmış, oraya hiçbir şey göndermemişsin, biraz da oraya gönder de bak, kalbin, gönlün oraya da meyledecek, ahirete ilgi duymaya başlayacaksın. Çünkü insan yaratılış gereği olarak malının gittiği yere de gitmeyi arzular!..”
Buna benzer bir soruyu daha sonra Süleyman bin Abdülmelik’e de sorarlar. Derler ki:
“Bizler ahiretimize karşı ciddi bir meyil duymuyoruz, sebebini de bilemiyoruz, neden varacağımız yere ciddi bir ilgi duymuyoruz?”
Büyük zat da aynı hatırlatmayı yaparak şöyle der: “Hep dünyamızı imar ediyoruz, ahiretimizi ise harap bırakıyoruz da ondan... İnsan, imar ettiği yerde kalmayı arzular, harap ettiği yere gitmeyi arzulamaz...”
Öyle ise Rabb’imizin lütfedip bir daha ulaştıracağı şu mübarek Ramazan ayında ihmal ettiğimiz ahiretimizi imar için özel bir gayret gösterip kendimize yeni bir çekidüzen verelim, burada topladığımız malımızın bir kısmını oraya da gönderelim, böylece oraya olan alakamızı da canlandırmış olalım. Yani bir beyaz sayfa açmaya şimdiden azimli ve kararlı olalım. Muhtemelen bayramdan sonra da açtığımız bu beyaz sayfa ile yepyeni bir hayata devam eder, vicdanen rahat duyacağımız mutlu ve huzurlu bir İslami hayat sürdürme azim ve aşkına kavuşuruz...
Şimdiden tebrikler... Bir beyaz sayfa açma azim ve aşkına dualar...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.grupmedineesintisi.com.tr.tc
 
BİZ RAMAZAN'A NASIL BAKIYORUZ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
grup medine esintisi :: DİN VE AHLAK DÜNYASI :: RAMAZAN ÖZEL-
Buraya geçin: