grup medine esintisi

dini bilgilerin buluştuğu tek adres..
 
AnasayfaportalGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ONBİR AYIN SULTANI RAMAZAN!....

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 212
Yaş : 46
Nerden : zonguldak-ereğli
Kayıt tarihi : 26/08/08

MesajKonu: ONBİR AYIN SULTANI RAMAZAN!....   Perş. Eyl. 11, 2008 9:18 am

NAMAZDA KİMİN
HUZURUNDA OLDUĞUMUZA
DİKKAT EDELİM

Yapılan her işte olduğu gibi kılınan
namazın da hakkının verilmesi
gerektiğidir. "Namaz kılan cemaat,
kıldıran imam, namaz kılarken
kimin huzurunda olduklarını
unutmamalıdırlar" namaz için camiye
gelen ve namaza duran kimselerin
yaptıkları işin şuurunda olmaları gerekiyor.
Ramazan ayı olması nedeniyle
milyonlarca insan teravih namazı
kılmak için camileri dolduruyor. Teravih
namazının uzun sürmesinden
yakınan ama kılmaktan da geri
kalmak istemeyen bazı kimseler,
namazı seri kıldıran imamları tercih
ediyor.
Her Ramazan ayında medyada
Hızlı namaz kıldırmalarından dolayı
jet imam olarak isimlendirilen
haberler yer alıyor.
Çok hızlı namaz kıldıran imamların,
Önce kıldırdıkları namazı bir
değerlendirmeleri, kıldırdıkları namazdan
“Allah razı oluyor mu?"
sorusunu kendilerine sormaları.
imamlar kıldırdıkları namazın de-
ğerlendirmesini yaparken "Yaptı-
ğım gorevi Rabbim beğensin o
kabul etsin onun razı olduğu bir
ibadet olsun" diyebiliyorsa o zaman
kimsenin sözüne kulak asmaz.
imamlar; "Biz mihrapta Hz.
Peygamber’in vekiliyiz. O nedenle
Hz. Peygamber nasıl namaz
kıldırıyor ve kılıyor diye
bakmalı ve o şekilde kıldırmalı-
yız." demelidirler.
imamlık makamımızın asıl sahibi
Hz. Peygamberimiz olduğu için,
vekil olarak kıldırılan namazın
aslın kıldırdığı namaza uygun olması
gerekir. imamlar, huşu içinde
olan cemaatin nefretini çekecek tavır-
lardan kaçınmalı.
Bunlara dikkat ederken de teravih
namazını hafifletmeli, namaza
gelenleri de nefret ettirmemeli. Bütün
namazlarda olduğu gibi teravih
namazında da kıraat, kıraat olmaktan
çıkartılmamalı.
Tecvit ölçüsüne uyularak, tadil–i
erkâna riayet edilmeli. Müftülüğümüze
bağlı cami görevlilerimize bizim
direktiflerimizde bu yöndedir.
Bütün camilerimizde tadil-i erkana
riayet edilmektedir. Denetimlerimizde
bu konunun üzerinde hassasiyetle
durmaktayız.
Camiye gelen cemaat, camiye
gelirken kim ve niçin geldiğinin şuurunda
olmalı. Yapacağı ibadetin
Allah’ın razı olacağı bir şekilde olması
na dikkat etmeli. Kıldığı namazdan
zevk alabilmesi için gözü
saatte olmamalı.
Cemaat camiye gelirken kalbini
manevi pisliklerden arındırdığı gibi
bedenini de maddi pisliklerden
arındırmalı. Pis kokan çoraplarıyla,
ağzında sarımsak, soğan ve yoğun
sigara kokusu ile namaza gelen
kimselerin yanlarındaki cemaatin
de huzurunu kaçırdığını unutması
n.
GUNUN SORULARI
1. Alacakların zekatı nasıl verilir?:
Geri ödeneceği kesin olan alacakları
n, her yıl alacaklı tarafından
zekatlarının ödenmesi gerekir. Alacak
tahsil edilmeden önce zekatı
verilmemişse, tahsil edildikten sonra,
geçmiş yıllara ait zekatlar da
ödenmelidir. İnkar edilen veya geri
alınma ihtimali olmayan alacakları
n her yıl zekatının verilmesi gerekmez.
şayet böyle bir alacak daha
sonra ödenirse, alacıkla bu tarihten
itibaren zekat mükellefi olur;
geçmiş yıllar için zekat ödemez.
2. Alacaklar zekata mahsup
edilebilir mi?:
Borçlu olan kişi, kendisine zekat
verilebilecek kişilerden ise, alacaklar
zekata mahsup edilebilir.
3.Arazi mahsulünden zekat
verilmesi gerekir mi?:
Odun, kamış (Şeker kamışı hariç)
ve ottan başka topraktan elde
edilen her türlü ürünün, nisap miktarı
na ulaşması halinde (yaklaşık
650 kg.) zekatının verilmesi gerekir.
Yüce Allâh; "Ey iman edenler!
Kazandıklarınızın iyilerinden ve
rızık olarak yerden size çıkardıkları
mızdan infak edin..." (Bakara
2/267); "Çardaklı ve çardaksız
(uzum) bahçeleri, ürünleri ceflit
ceflit hurmaları, ekinleri, birbirine
benzer ve benzemez bicimde
zeytin ve narları yaratan O'dur.
Herbiri meyve verdiği zaman
meyvesinden yiyin. Devşirilip
toplandığı gün de hakkını (zekat
ve sadakasını) verin, fakat israf
etmeyin; çünkü Allah israf edenleri
sevmez." (En’am 8/141) buyurmaktadı
r. Hz. Peygamber de,
"yağmur ve nehir sularıyla sulanan
toprak mahsullerinde onda
bir; kova ile sulananlarda ise yirmide
bir vardır" buyurmuştur (Buhârî,
Zekât, 55).
Hadiste de belirtildiği gibi, mahsulün
Zekâtının verilmesinde toprağı
n işlenmesi ve su kullanımı
Esas olarak alınmaktadır. Buna göre
toprak emek sarfedilmeden yağ-
mur, nehir, dere, ırmak ve bunlar›n
kanallarıyla sulan›yorsa, ç›kan
mahsulün 1/10’i; kova, dolap gibi
emekle veya suyun ücretle alınması,
motorla sulama gibi masraf gerektiren
bir yolla sulanıyorsa 1/20’i
Zekât olarak verilir.
4. Urun elde etmek için yapı-
lan masraflar, öşür verilirken
dikkate alınır mı?:
Günümüzde gübre, mazot, işçilik
gibi masraflar da üretimin maliyetinde
önemli bir yekûn oluşturmaktadı
r.
Bu nedenle, tarımsal ürünlerin
Zekâtında, elde edilen hâsılattan
(gayr-i safî), ürün için yapılan günümüz
tarım şartlarının getirmiş olduğu
Ekstra masraflar çıkarıldıktan
sonra, geriye kalan ürünün nisap
Miktarına ulaşması halinde, tabiî
yollarla sulanan arazide 1/10, kova,
tulumba, su motoru vb. usullerle
masraf veya emekle sulanan
arazîde 1/20 oranında zekât verilmesi
gerekir.
5 Ortak olarak ekilen bir tarlanı
n ürününün zekatını vermekle
kim yükümlüdür?:
Arazî mahsullerinin öşrünü,
arazi sahibi değil, ürünün sahibi
verir. Bu itibarla mal sahibi hiçbir
karşılık beklemeden tarlasını ekilmek
üzere başka birisine verirse,
çıkan mahsulün zekatını eken şahı
s öder.
Arazi ekilmek üzere belli bir ücretle
kiralanmışsa, zekat› (öşrü) kiracı
tarafından ödenir. Eğer arazi,
yarıcılık (müzâraa) usulü ile kiralanmış
sa, mal sahibi ve mahsulü
eken kişi, hisselerine düşen mahsulün
Zekâtlarını ayrı ayrı verirler.
(Kaynak:diyanet.gov.tr)
GUNUN TEKLİFİ
Bugün televizyonun fişini çekiniz!
Akşam eve döndüğünüzde televizyon
izlememek için televizyonun
fişini çekin. Televizyonun karşı
sında geçirdiğiniz zamanı eşinizle
sohbet ederek, kitap okuyarak,
çocuklarınızla oynayarak yahut onlara
hikaye veya Ramazan Ayında
geçmişte yaşanan gelenek ve göreneklerimizi,
hatıralarınızı anlatarak
değerlendirin.
Böylece hem eşinizin hem çocukları
nızın hem de kendinizin daha
mutlu olduğunu hissedeceksiniz.
GUNUN DUASI
"Allah’ım! Nefsime uyup, şeytana
tabi olup da aynı günah ve kusurları
bir daha tekrar etmeme imkân
verme."
HİKMETLİ SOZLER:
● Kimseye iftirada bulunma, ırz
ve namusa tecavüz etme. Namusa
tecavüz edenin dünya ve ahirette
cezasının çok olduğunu unutma!
● Başkalarının ayıplarını ve gizli
hallerini araştırma. Başkalarının
ayıplarını ortaya dökenleri Allah,
aleme rüsvay eder; en gizli hallerini
ortaya çıkarır.
ESMA'UL-HUSNA
Er- Rezzak: Rızık ihsan edici,
Tekrar tekrar, bol bol rızık veren.

GUNUN AYETİ
"Size bir selâm verildiği zaman,
ondan daha güzeliyle veya aynı
selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah
her şeyin hesabını gereği gibi
yapandır." (Nisâ, 4/86)
GUNUN HADİSİ
Hz. Peygamber (a.s.) büyük günahlar
olarak şunları saydı: "Allah'a
ortak koşmak, ebeveyne eziyet
etmek, cana kıymak ve yalan
söylemektir." (Müslim, iman, 144
(l, 91)
GUNUN MANİSİ:
Rabbimizin nimeti,
Ölçülür mü kıymeti?
Bu ayda müminlere,
Saçar bolca rahmeti
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.grupmedineesintisi.com.tr.tc
 
ONBİR AYIN SULTANI RAMAZAN!....
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
grup medine esintisi :: DİN VE AHLAK DÜNYASI :: RAMAZAN ÖZEL-
Buraya geçin: