grup medine esintisi

dini bilgilerin buluştuğu tek adres..
 
AnasayfaportalGaleriSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hakiki bir DOST bulmak! ( Sesli Sohbet )

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Askan ©
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 104
Yaş : 29
Kayıt tarihi : 26/08/08

MesajKonu: Hakiki bir DOST bulmak! ( Sesli Sohbet )   Salı Ağus. 26, 2008 9:12 pm

Hakiki bir DOST bulmak! ( Sesli Sohbet )


Hakîkî
bir dost bulmak, o kadar kolay değildir. İnsan kendisine iyi bir
arkadaş bulabilir. Vefâlı bir eş ve iyi bir iş de bulabilir. Hatta,
gökte aradığını yerde bulanlar bile vardır.Ama hakîkî bir dost bulmak o
kadar kolay değildir.


Önce gönüller üzerine dostluk köprüsü
kurmak gerekir. Ancak böyle bir köprüyü inşâ edenler ve bu köprüden
geçenler hakîkî dostlara kavuşabilirler. Dostluk köprüsünden geçmek
için ise, insanın önce kendisinden geçmesi gerekir. Dostluk köprüleri,
sağlam temeller ve şirin kemerler üzerine bina edilir. Bu köprülerin
taşları cefa ile yontulmuş, harcı vefa ile yoğrulmuştur. Diğer
köprülerin en az iki ayağı varken, dostluk köprüleri tek ayak üzerinde
bile durabilirler. Yani karşı taraftan bir destek ve çıkar beklentisi
yoktur. Dostların sevgisi de, şefkati de, ilgisi ve ikrâmı da
karşılıksızdır. Bu köprülerin altından çok sular, üstünden uzun yıllar
geçse de, onlar yıpranmaz ve yıkılmazlar.

Böyle bir köprü inşâ etmek zahmetli olduğu için hakikî bir dost bulmak da zordur.

Aşık
Veysel, “Dost dost diye nicesine sarıldım” diyor. Ama hiçbirisinde bir
vefâ bulamadığı için toprağın kucağına dönüyor. Çilenin, cefânın,
sadakatin ve şefkatin sembolü olan kara toprağı dost olarak kabul
ediyor. Bir başka âşık, ömür boyu bir dost bulamadığından yakınıyor,
“Bir dost bulamadım, gün akşam oldu” diyerek sazının tellerine
dokunuyor.

Mecazî aşkın çöllerinde dolaşanlar, hakîki bir dost
bulamamanın ıztırabını yaşarlar. Allah dostlarından bir zatın dediği
gibi, böyle âşıkların divanlarını sıksan, herbirinden hazînâne birer
feryat damlar. Ancak, dostluk köprüsünden geçenler, Leylâ’yı bırakıp
Mevlâ’ya koşanlar elemsiz lezzete kavuşabilirler.

Hallac-ı
Mansur, Allah dostudur. Dostluk köprüsünden geçerek Rabbine o kadar
yaklaşmış ki, artık O’nu kendinden, kendisini de O’ndan sayarak
“Ene’l-Hak” demiştir. Fakat dost halinden anlamayanlar velîliği delilik
kabul ederek kendisini idam ettiler. Önce ellerini ve ayaklarını
kestiler, sonra da başını keserek bedenini yaktılar ve küllerini Dicle
Nehrine attılar. Böylece gerçek bir dost, dostu için canını feda etmiş
oluyordu.

Mansur idam edilirken, şeytan karşısına geçer ve şöyle
der: “Ben de ene dedim, sen de ene dedin. Ama ben lânete maruz kaldım,
sen rahmete nail oldun. Bunun hikmeti nedir?” Mansur da şu cevabı
verir: “Sen ene dedin, kendini ortaya koydun, ben ene dedim, kendimi
ortadan kovdum.” Demek ki, dost dostta fâni olursa, dostluk bâki
kalıyor. Sufîlerin “fenâfillah” dedikleri bu olsa gerek.

Dostluk
köprüsünden geçebilmek için bazı şeylerden vazgeçmek gerekiyor. Mansur,
önce ene’sinden, sonra da başından vazgeçiyor. Acaba bizler ebedî ve
ezelî dostumuz olan Rabbimiz için nasıl bir fedakârlık gösteriyoruz?

Meselâ, her sabah dost dâveti olan Ezân-ı Muhammedî’yi işitip de, bu dâvete icâbet etmek için uykumuzdan vazgeçebiliyor muyuz?

İçimizdeki öfkeden, kinden, hased ve husûmetten vazgeçip, muhabbet yolunu seçebiliyor muyuz?

Allah
ve Rasûlüne ebedî dost olmak istiyorsak, gönlümüzün elinden tutup, “Gel
dosta gidelim gönül” diye yollara düşmeliyiz. Bu yolda kaybedecek
vaktimiz yoktur. Fırsatı kaçırdıktan sonra, “Geçti dost kervanı” diye
sızlanmanın bir faydası olmayacaktır.


sesli sohbet için :

mediafire.com ?vjmotyzzgzf

_________________


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://grupmedine.yetkinforum.net
 
Hakiki bir DOST bulmak! ( Sesli Sohbet )
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Sohbet Topiği

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
grup medine esintisi :: DİN VE AHLAK DÜNYASI :: Dİni Hikayeler, Kıssalar-
Buraya geçin: